Yıl: 2019/ Cilt: 21 Sayı: 1 Sıra: 6 / No: 716 /     DOI: 10.4026/isguc.543467

Bir Disiplin Olarak Mekatronik Mühendisliğinin Ortaya Çıkışında Post-Fordist Üretim Sisteminin Etkileri
Öğr.Gör.Oğuz GORA
Yaşar Üniversitesi – Meslek Yüksek Okulu

Özet:

Endüstriyel gelişmenin başladığı 18. yüzyılda üretim sistemlerinin içine girmeye başlayan makineler, günümüze gelene dek insan emeğini ve onun üretkenliğini değişime uğratmıştır. Makineleşmenin giderek güçlenmesiyle endüstriyel üretimde verimliliği arttırmaya yönelik çalışmalar da başlamıştır. Bu çalışmalardan biri olan Taylor’un bilimsel yöntemi ise çalışma ilişkileri ve üretim süreçlerinde önemli bir noktada yer almaktadır. 20. ve 21. yüzyıla geldiğimizde ise bilgi teknolojilerinde ve elektronik sistemlerindeki gelişmeler üretim süreçlerini farklı noktalara getirmiştir. İnsan emeğinin makinelerle ve birbirleriyle ilişkileri daha çok bilgi tabanlı olmaya başlamıştır. Üretim süreçleri, hata kaldırabilir olmaya ve hızlı işlemeye başlamıştır. Fordizmde üretim hatlarının mekanik kontrolü öne çıkmış ve daha sonrasında post-fordizm olarak adlandırılan dönemde ise elektronik sistemler, üretimin her aşamasını kontrol eder hale gelmiştir. Bu durum rekabet koşullarının gerektirdiği esnek taleplere arz ile karşılık verebilme imkânı sağlamıştır. Üretim süreçleri bu şekilde değişirken, 1960’lı yıllardan bu yana yeni bir bilim dalı olarak Mekatronik Mühendisliği gelişmeye başlamıştır. Mekatronik mühendisliği, konvansiyonel mühendisliklere kattığı disiplinlerarası bakışla endüstrinin ihtiyaçlarını karşılarken, kendine de yeni bir konum edinmiştir. Bu çalışmada, mekatronik mühendisliğinin ortaya çıkışında post-fordist üretim sisteminin ihtiyaçlarının ne oranda etkili olduğu araştırılmıştır. Mekatronik mühendisliğinin bakış açısının ve çalışma konularının post-fordist üretim sistemi etkileri ile ortaya çıkması çalışmanın temel tezidir.

Anahtar Kelimeler: Fordizm, Post-fordizm, Mekatronik Mühendisliği, Esnek Uzmanlaşma

Abstract:

In the 18th century, when the industrial development began, the machines that started to enter into the production systems have changed human labor and its productivity until today. Studies on increasing the productivity in industrial production have also started with the growing strength of mechanization. One of these studies, Taylor’s scientific method, has an important place within the labor relations and production processes. By the 20th and 21st centuries, the development in information technologies and electronic systems has carried the production processes to different points. The relationship of human labor both with the machines and with themselves has become more knowledge-based. The production processes have converted into fault-tolerant and fast operating systems. In Fordism, mechanical control of the production lines has become more prominent and later on, in the period called Post-Fordism, electronical systems have started to control every phase of the production. This situation has enabled the opportunity to meet the flexible demands required as a result of the conditions of competition with the supply. As the production processes have been continuing to change in this way, “Mechatronics Engineering” has started to develop as a new science branch since the 1960s. The mechatronics engineering has obtained a new place for itself with an interdisciplinary approach to the conventional engineering while meeting the demand of the industry. In this study, it is analyzed that to what extent the requirements of Post-Fordist production system are effective in the emergence of the mechatronic engineering. The emergence of the mechatronics engineering perspective and its study fields with the effect of Post-Fordist production systems are the basic theses of this study.

Keywords: Fordism, Post-Fordism, Mechatronics Engineering, Flexible Specialization


464 kez görüldü, 30 kez indirildi.

<< --
 
EBSCO
PROQUEST
CABELLS DIRECTORY
INDEX COPERNICUS
SOCIOLOGICAL ABSTRACTS
ASOS Akademia Sosyal Bilimler Index
Üye Girişi
DUYURULAR/HABERLER
Dergide yayınlanan yazılardaki görüşler ve bu konudaki sorumluluk yazarlarına aittir.
Ampirik veriler, değerlendirme sürecinde hakem veya hakemler tarafından talep edilirse, yazar veya yazarlar ilgili verileri paylaşırlar.
Bu verilerin bir başka çalışmada kullanılmaması esastır.
© 2000 - 2019 İş,Güç Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi