Yıl: 2003/ Cilt: 5 Sayı: 1 Sıra: 4 / No: 17 /     DOI:

Sosyal İhtiyaçlar - Sosyal Beğenilirlik Ve Popüler Kültür
Araş. Gör. Kutlu ÇALIŞKAN
Marmara Üniversitesi Örgütsel Davranış Bilim Dalı

Popüler kültürü benimsemeyi etkileyen faktörlerin ve popüler kültür ile bu faktörlerin ilişkisinin ele alındığı çalışmada, Pepitone (2000) ‘nin öne sürdüğü popüler kültürün temel kaynağının kişisel ihtiyaçlar olması savından yola çıkarak temel sosyal ihtiyaçların popüler kültürü benimseme üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bununla birlikte sosyal beğenilirlik de modele dahil edilerek hem tek başına popüler kültür üzerindeki etkisine hem de ihtiyaç düzeyleri ile birlikte ele alındığında popüler kültürü benimsemeyi ne derece açıkladığına bakılmıştır.

GİRİŞ

1.          Popüler Kültür Tanımı ve Özellikleri

Sinema, televizyon, müzik, bilgisayar oyunları, dergiler, internet, moda...... kitlesel iletişim araçları yeni çağa damgasını vurmakta, kültürel normları ve toplumu oluşturan bireylerin kimliklerini doğrudan etkilemektedir. Popüler kültür, tüm bu kitlesel iletişim araçlarının belirlediği çağdaş kültür varsayımları bütünüdür (Miller ve McHoul, 1998). Popüler kültürün özelliklerinden biri, sosyal sınıf ayrımı yapmadan her kesimi etkilemesidir. Toplumsal standartlaşmayı hedefleyerek ulaşabileceği kadar geniş kesimlere ulaşır (standart tüketici kitle). Standartlaşma süreci içerisinde alt kültürleri kendi bünyesinde eritip kültürel çeşitliliği engeller. Bireysellik ve fark yaratma temasını kullanıp, kollektif davranışlar (aynı tip düşünme, hissetme, hareket etme) oluşturur (Dollot, 1994).

2.          Farklılaşma Yolunda Aynılaşma

Geleneksel sosyoloji, insan için farklılaşma ihtiyacını, ters yöndeki “uzlaşma” (aynılaşma) ile bir tutmaktadır (Sarı, 2001). Bu iki ihtiyaç, “eşitlik ve ayrımın diyalektiği” olarak adlandırılır. Bireyler birbirinden farklıdır, ama bu farklılık, bireyler kendilerini ayrıksılaştırırken bile, uzlaştıkları genel modellere uygundur. Popüler Kültür, farklılaşmayı vaad eder ve aynılaşma, bunun sonucunda oluşur (Sarı, 2001). Örnek olarak Marlboro reklamlarında işlenen yalnız kovboy ve sigara temaları, Levis reklamında dünyadan uzak, uzay istasyonunda çocukla kızın Levis giyme ayrıcalığı ve aynı şekilde fanta içen gençlerin plajda yarattıkları farklılık. Reklamlarda verilen mesaj aslında ne derece doğru? Gerçekte plajda Fanta içmeyenler daha ayrıcalıklı mı? Sigara içenin ayrıcalıklı olduğu mesajı gerçek hayata dönüp de istatistiklere bakıldığında pek de doğru çıkmamaktadır. Bu durumda reklamın tersine, sigara içmeyenler daha ayrıcalıklı. Aynı şekilde Levis giyip de herkesden farklı olacağını düşünen gençler sokağa çıktıklarında giydikleri markanın ne derecede yaygın olduğunu görmekteler. Marka satın almak, bireyin belli bir kimlik oluşturma aracı olurken, kitle kültürünün sürekli beslediği tüketim toplumu, şirket logolarını üzerlerinde taşıyan insanlar üretmiştir (Willis, 1993). Bu şekilde yaratılan toplumsal standartlaşma sonucu, popüler kültürün, diğer bir adıyla kitle kültürünün belirlediği standart tüketim davranışları toplumu sürekli etkisi altına almaktadır.

3.          Popüler Kültür Araçları ; Müzik, Sinema, Televizyon

Popüler kültür, “kanıtlanmış formüllerden” pek fazla uzaklaşmaz. Yenilikçilik veya yaratıcılık yerine, daha önce denenmiş ve başarısı kanıtlanmış formüle uyum sağlayan, potansiyel kitlelere belirli bir süre ile sınırlı, çekici gelen ürünler sunar (Hatch ve Millward, 1992). Müzik endüstrisinde daha belirgin olarak rastlanan tanıma uygun olarak liste başarısı kavramı ile kısa vadeli satışları hedefleyerek estetik kaygı yerine ticari kaygıyı ön plana çıkartır. Bu demek oluyor ki, popüler kültür içinde başarılı olmak isteyen bir müzisyen, yaptığı müziği ne derece teknik olarak basit, anlaşılır, yalın ve diğer hit parçalara benzer hazırlar ise, o oranda geniş kitlelere ulaşabilecektir. Çünkü popüler kültür, müziği , yaşam evrimi kısa bir ürün olarak pazarlamaktadır; hemen anlaşılıp, gerektiğinde de çabucak unutulabilmesi lazım ki ardından gelen parçaları kitleler değerlendirebilsin.

Aynı biçimde sinema ve televizyon da, popüler kültürün “fazla düşünme, çabuk tüket” mantığına uygun araçlar sunar. Sorun televizyon ve sinemanın bize eğlendirici temalar sunması değil, bütün temaların eğlence olarak sunulmasıdır (Postman, 1994). Popüler kültürün etkili olduğu programlar, izleyici kitleye, içinde barındırdığı tüm özellikleri aşılamaya çalışır. Çünkü bu tür programlar ticari bir üründür, fiyatları aldığı ratinglerdir ve varlıklarını sürdürmeleri için devamlı tüketilmeleri gerekir.

“Televizyon, sinema ve müzik aracılığı ile geniş kitlelere ulaşan popüler kültür etkisinin temel dayanağı kişisel ihtiyaçlardır” (Pepitone, 2000 s.233).

4.          Sosyal İhtiyaçlar

Murray (1938), yapmış olduğu çalışmalar sonucunda, bireylerin ihtiyaçlarını açıklarken, doğuştan kazanılan biyolojik ihtiyaçlar ile birlikte, sonradan öğrenilerek kazanılan sosyal ihtiyaçlardan bahsetmektedir. Kişilik özellikleri ve bu özelliklerin oluşumunda nelerin etkili olduğunu araştıran Murray (1938), dört temel sosyal ihtiyaç belirlemiştir. Murray’in belirlemiş olduğu dört temel sosyal ihtiyaç; Başarı ihtiyacı, çevre tarafından tanınma ihtiyacı, bağımsız olma ihtiyacı ve baskın olma ihtiyacıdır.

Başarı ihtiyacı içersindeki kişiler kendilerine zor işlerin üstesinden gelmeyi ve çevreleri ile rekabet edip, daha yüksek performans göstermeyi hedef edinirler. Çevre tarafından tanınma ihtiyacı içersindeki kişiler ise, tek başına çalışmaktansa bir gruba dahil olarak çalışmayı ve yeni arkadaşlar edinip, farklı çevrelere girmeyi amaç edinirler (Vinacke, 1968). Bağımsız olma ihtiyacı, kendi başına hareket etme ve tüm kısıtlama ile yaptırımlardan uzak durmak şeklinde açıklanabilir. Baskın olma ihtiyacı ise bulunduğu çevredeki kişilerin davranışlarını kontrol edip, yönetme isteği, lider olarak ön plana çıkmak olarak açıklanabilir.

Pepitone (2000), popüler kültür etkisinin kaynağının kişisel ihtiyaçlar olduğunu belirtmişti. Buradan yola çıkarak, Murray ‘in dört sosyal ihtiyacının, popüler kültürü benimseme ile ne derece ilişkili olduğunu araştıracağız.

5.          Sosyal Beğenilirlik

Sosyal beğenilirlik, bireyin, bulunduğu grupta kabul görmesi, gruptan dışlanmaması amacı ile kendisi o şekilde hissetmese veya düşünmese bile, grup içinde oluşmuş ortak değerler ve inançlar doğrultusunda tutum göstermesi olarak açıklanabilir. Sosyal beğenilirliği yüksek bireyler, çevrenin davranışlarına aynı şekilde uyma eğilimi gösterirler, ancak sosyal beğenilirlik düzeyleri düşük kişilerde bu eğilim daha düşüktür (Shaver, 1977). Böylece araştırmamızın ikinci ve üçüncü sorusu sosyal beğenilirlik ile ilişkili olmaktadır. Sosyal beğenilirlik, popüler kültürün benimsenmesi ile ne derece ilişki içindedir? Sosyal beğenilirlik, ihtiyaç seviyesi ile etkileşime girdiği zaman ihtiyaçların popüler kültür ile olan ilişkisini etkiler mi?

Hipotezler :

H1 : Sosyal ihtiyaç boyutları ile popüler kültürü benimseme arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır.

H2 : Çevre tarafından tanınma ihtiyacı yüksek olanlar, düşük olanlara oranla popüler kültürü daha fazla benimserler.

H3 : Sosyal ihtiyaçlar ile sosyal beğenilirliğin etkileşim içine girmesi durumunda, popüler kültürü benimseme derecesi, bu etkileşimin olmadığı durumlara göre daha yüksektir.

METOD

Denekler

Araştırma, Marmara Üniversitesi’nin Göztepe ve Bahçelievler Kampüsleri ile Yeditepe Üniversitesi’nin merkez kampüsünde, Üniversite üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Rastgele seçilen örneklemde, ulaşılan denek sayısı 93’tür. 93 denekten 52’si erkek, 41’i kadındır.

 Ölçüm Araçları

Araştırmada, üç ayrı ölçek kullanılmıştır. Popüler kültür ölçeği, araştırmacı tarafından geliştirilmiş olup, üç alt boyuttan oluşmaktadır. Bu boyutlar; Televizyon - Sinema, Müzik, Eğlence olarak belirlenmiştir. Ölçek toplam 22 sorudan oluşmaktadır. Hiçbir Zaman’dan Her Zaman’a kadar uzanan 6 aralıklı ölçek kullanılmıştır. Sosyal Beğenilirlik düzeylerinin belirlenmesi için, Marlowe – Crowne’nin Sosyal Beğenilirlik Ölçeği (1960) kullanılmıştır. Ölçek 33 sorudan oluşmaktadır. Nominal Ölçek ile doğru veya yanlış şeklinde cevaplar yeralmaktadır. Sosyal ihtiyaçları belirlemek için Murray’in (1938) geliştirmiş olduğu Sosyal İhtiyaçlar Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek, 20 maddeden oluşmaktadır. Her bir ihtiyaç boyutu beş soru ile ölçülmektedir.

Uygulama

Veriler, kampüs içinde öğrencilere elden dağıtılmış ve aynı gün içersinde toplanmıştır.

Kullanılan İstatistik Analiz Teknikleri

Toplanan veriler SPSS kullanılarak analiz edilmiştir. İlk olarak popüler kültür ve sosyal ihtiyaçlar ölçeklerinin güvenilirliğini anlamak için testlerin Cronbach Alpha değerlerine bakılmıştır. Daha sonra faktör analizi ile sosyal ihtiyaçların alt boyutlarının ne şekilde toplandığına bakılmıştır. Bağımsız Değişken olan ihtiyaç seviyelerinin bağımlı değişken olan popüler kültür üzerindeki etkisini anlamak için regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Sosyal beğenilirliği de koşullu değişken olarak modele dahil etmek için sosyal beğenilirlik ve ihtiyaç seviyeleri çarpımı sonucunda oluşan yeni değişkenin popüler kültür üzerindeki etkisine çoklu regresyon ile bakılmıştır. Yapılan her iki regresyon sonucundaki katkı değerlerini karşılaştırarak koşullu değişkenin ne derecede model üzerinde etkisi olduğu belirlenmiştir. Demografik değişkenlere göre, popüler kültürü benimseme ve sosyal ihtiyaçlarda anlamlı bir fark olup olmadığını anlamak için t-test ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır.

BULGULAR

Ihtiyaçlar ve popüler kültür ölçek maddeleri değerlendirirdiğinde, ihtiyaçlar testinin iç tutarlılık katsayısı oldukça düşük çıkmıştır (.57). Bu sonuç literatürdeki benzer araştırmalara paralellik göstermektedir. Başarı ve çevre tarafından tanınma ihtiyacından bir, bağımsız olma ve baskın olma ihtiyacından iki madde çıkartıldığında iç tutarlılık katsayısı .70’e yükselmektedir. Faktör analizine bakıldığında, geri kalan 14 maddenin model üzerindeki açıklama yüzdesi (toplam varyans) 63 olarak belirlenmiştir.

Popüler kültür ölçeğini değerlendirdiğimizde toplam iç tutarlılık katsayısı .82 dir. Ölçeğin alt boyutlarına göre televizyon – sinema (.78) , müzik (.69) , eğlence (.67) olarak belirlenmiştir.

Sosyal beğenilirliğin, her bir popüler kültür boyutu üzerindeki etkisini anlamak için çoklu regresyon analizi yaptığımız zaman değişkenler arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır.

Dört temel sosyal ihtiyaç, popüler kültür maddeleri ile karşılaştırıldığında anlamlı ilişkilere rastlanmıştır. Sosyal ihtiyaçlar ile sinema boyutunda ortaya çıkan ilişkide, amerikan popüler sineması maddeleri ile bağımsız olma ihtiyacı arasında anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır (Tablo.1).

Tablo 1

Popüler kültür – Sinema boyutu ile sosyal ihtiyaç boyutları arasındaki korelasyonlar

 

Başarı

Çevre Tarafından Tanınma

Bağımsız Olma

Baskın Olma

Holywood Filmleri

,03

,04

,28*

-,08

*p ‹ .05

Çoklu regresyon analizi, sosyal ihtiyaçların, bağımlı değişken olan popüler kültürü benimsemeyi açıklamada ne kadar katkısının olduğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır (Tablo 2).

Tablo 2

Regresyon Analizi Sonuçları (Sosyal İhtiyaçlar)

Bağımlı Değişken: Popüler Amerikan Sineması

Bağımsız Değişkenler: Sosyal İhtiyaçlar

Düzeltilmiş R Kare değeri: ,066 F testi: 2,63 Manidarlık: .039

Beta T p

Bağımsız
Olma İhtiyacı ,32 3,08 ,003

Durbin – Watson: 1,951 (du = 1,580 ve dl = 1,756)

Her bir değişkenin modele olan katkısına baktığımızda, sosyal ihtiyaçlardan bağımsız olma ihtiyacının en fazla açıklama gücüne sahip değişken olduğu gözükmektedir. Bağımsız olma ihtiyacı, tek başına popüler sinema değişkeninin %6’sını açıklamaktadır. Durbin – Watson değerine baktığımız zaman herhangi bir oto-korelasyona rastlanılmamıştır.

Başarı ihtiyacı ile popüler kültürü benimseme arasında da yapılan regresyon analizi sonucunda ters orantılı bir ilişkiye rastlanılmıştır (Tablo 3).Bu sonuç, başarı ihtiyacı yüksek olan kişilerde, popular kültürü benimseme oranının düşük olacağını göstermektedir.

Tablo 3

Regresyon Analizi Sonuçları (Sosyal İhtiyaçlar)

Bağımlı Değişken: televizyon – magazin programları

Bağımsız Değişkenler: Sosyal İhtiyaçlar

Düzeltilmiş R Kare değeri: ,068 F testi: 3,25 Manidarlık: .026

Beta T p

Başarı İhtiyacı -,26 -2,28 ,025

Durbin – Watson: 2,252 (du = 1,580 ve dl = 1,756)

Demografik değişkenlere göre popüler kültürü benimseme açısından anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek için t-test ve tek yönlü varyans analizi gerçekleştirilmiştir.. Cinsiyete göre farklılıklara bakıldığında tahmin edilebileceği üzere futbol programlarını erkeklerin, kızlardan daha fazla izledikleri ortaya çıkmıştır (ort. E = 3,1 , K = 2,4 , t = -2,5 p = ,012). Aynı şekilde Ateş Hattı (ort. E = 2,1 , K = 1,6 , t = 2,6 p = ,011) ve Deli Yürek (ort. E = 1,9 , K = 1,3 , t = 2,6 p = ,011) programlarını da erkekler daha fazla izlemektedir. Dadı dizisini ise kızlar, erkeklerden daha fazla izlemektedirler (ort. E = 2,2 , K = 2,7 , t = -2,3 p = ,022). Popüler sinemayı, Yeditepe Üniversitesindeki öğrencilerin, Marmara Üniversitesindeki öğrencilere oranla daha fazla izledikleri gözükmektedir (ort. YÜ =3,7 , MU = 3,3 , t = -2,5 p = ,011). Aynı şekilde pop müzik dinleyen öğrencilerin oranı Yeditepe Üniversitesinde, Marmara Üniversitesinden daha fazladır (ort. YÜ =2,9 , MU = 2,3 , t = -3,3 p = ,01). Haberler alanında, magazin ağırlıklı haber bültenlerini Yeditepe Üniversitesi Öğrencileri, Marmara Üniversitesi öğrencilerine oranla daha fazla tercih etmekteler (ort. YÜ =2,6 , MU = 2,1 , t = -2,2 p = ,029).

 

TARTIŞMA VE SONUÇ

Popüler kültürü benimsemeyi etkileyen faktörlerin ve popüler kültür ile bu faktörlerin ilişkisinin ele alındığı çalışmada, Pepitone’nin (2000) öne sürdüğü popüler kültürün temel kaynağının kişisel ihtiyaçlar olması savından yola çıkarak temel sosyal ihtiyaçların popüler kültürü benimseme üzerindeki etkisi incelendi. Yapmış olduğumuz regresyon analizi sonucunda, bağımsız olma ihtiyacının, popüler kültürün sinema boyutu ile ilişkili olduğu görülmektedir (Tablo 2)

John Storey’in (2000) popüler sinema tanımında, Yapısalcı Popüler Amerikan Sineması’nın temel kurgusunun bir kahraman çevresinde gelişmesi ve bu kahramanın temelde toplumun genelinden kopuk veya farklı olarak karşımıza çıkmasından bahsedilir. Empati duygusu ile kendini o kahraman yerine koyan izleyici, iki saat boyunca bulunduğu kimliğin dışına çıkar ve hiç yaşamadığı ve belki de hayatı boyunca yaşayamayacağı olayları yaşar. Bir gün FBI ajanı olarak 200 rehineyi kurtarıp kahraman olurken başka bir gün sempatik ve sevimli bir soyguncu olarak eşi benzeri bulunmayan bir elması çalabilir. Sonuçta işlenen esas tema toplumun genelinden farklı olmak ve herkesin yapmadığını yapabilmektir. Farklılaşma, popüler kültür tarafından kullanılan en yaygın kavramdır (Storey, 2000). Buradan yola çıkarak popüler sinemayı benimseyen kişilerin, bağımsız olma ihtiyacı içersinde olmaları hiç de yadırganmayacak bir sonuçtur. Ilk hipotezimiz, kısmen desteklenmektedir.

Başarı ihtiyacı ile popüler kültürü benimseme arasında da yapılan regresyon analizi sonucunda ters orantılı bir ilişkiye rastlanmıştır. Magazin programlarının izlenme ortalamaları arttıkça, başarı ihtiyacında bir azalma gözlemlenmiştir.

Diğer sosyal ihtiyaç boyutlarından çevre tarafından tanınma ve baskın olma ihtiyacı ile popüler kültürü benimseme arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanılmamıştır. Bu doğrultuda ikinci hipotezimizi destekleyecek herhangi bir bulgu bulunmamaktadır. Sosyal beğenilirlik ile popüler kültür arasında da herhangi bir ilişki bulunamamıştır. Bundan dolayı da üçüncü ve son hipotezimiz desteklenmemiştir.

Demografik değişkenler ile popüler kültürün alt boyutlarına bakıldığı zaman anlamlı farklara rastlanılmıştır. Cinsiyete göre izlenen programlar erkekler ile kadınlara göre farklılık göstermektedir. Erkekler daha çok ateş hattı, yılan hikayesi, deli yürek ve maraton programlarını izlerken, kadınlar Dadı’yı tercih etmektedirler. Bunun da temelinde erkeklerin tercih ettiği dizilerdeki baş kahramanın erkek olması, kadınların da en çok izledikleri dizilerde olayların bir kadının etrafında gelişmesi etkili olabilir. Yine popüler sinema formülüne benzer olarak, izleyici, kendini o dizideki başrol oyuncusu ile özdeşleştirmektedir.

Popüler kültürün özelliklerinden biri olan, popüler kültürün sosyo – ekonomik sınıf ayrımı gözetmeksizin tüm gelir sınıfları üzerinde aynı düzeyde etkili olabileceği varsayımı araştırmamız tarafından da desteklenmektedir. T-test sonuçlarına göre Gelir düzeyleri ile popüler kültürü benimseme arasında hiçbir anlamlı farka rastlanılmamıştır.

Popüler kültürün tüm boyutlarında Yeditepe Üniversitesi öğrencileri, Marmara Üniversitesi’nin öğrencilerinden daha yüksek ortalama değerler almışlardır. Yeditepe Üniversitesi öğrencilerinin popüler kültürü daha fazla benimsediklerini bu sonuçları değerlendirerek söyleyebiliriz. Bunun sebebi başarı ihtiyacı ile ilgili olabilir. Yeditepe Üniversiesi ile Marmara Üniversitesi öğrencileri başarı ihtiyacı açısından karşılaştırıldığında anlamlı bir farka rastlanılmamıştır. Gerçekleştirdiğimiz regresyon analizi sonuçlarında başarı ihtiyacı ile popüler kültürü benimseme arasında ters orantılı bir ilişkiye rastlanılmıştır. Marmara Üniversitesi öğrencilerinin daha zor şartlar ile yoğun bir çalışma sonucunda merkezi bir seçme sınavı ile üniversiteye giriş hakkı kazanmalarının etkisi, popüler kültürü daha az benimsemeleri üzerinde dolaylı olarak etkili olabilir.

Kısıtlamalar

Popüler kültürü benimseme ölçeği hazırlanırken, belirlenen maddelerin farklı örneklem gruplarına göre hazırlanması, daha zengin ve kapsamlı bulgular elde etmemize yardımcı olabilirdi. Bu çalışma, bundan sonra bu alanda yapılacak çalışmalara ışık tutabilecek belli ipuçlar içeren bir ön çalışma niteliğindedir.

KAYNAKLAR

 

Dollot, L. (1994). Kitle Kültürü ve Bireysel Kültür, İstanbul; İletişim Yayınları

Hatch, D., Millward, S., (1992). Blues’dan Rock’a Pop Müziğinin Analitik Tarihi, İstanbul; Sonbahar Yayıncılık

Marlowe, D., Crowne, D.P., (1960). A New Scale Of Social Desirability İndependent Of Psychopatology. Journal of Consulting Psychology, vol.24, 349 – 354.

Miller, T., McHoul, A., (1998). Popular Culture and Everyday Life ,New York; Sage Publ.

Murray, H.A. (1938). Explorations in Personality. New York; Oxford Univ. Press.

Pepitone, A., (2000). Cross Cultural Research, Sage Publication Inc.

Postman, N. (1994). Televizyon, Öldüren Eğlence, İstanbul; Ayrıntı Yayınları.

Sarı, B. (2001). Tüketim Kültürü – Hazırkart Reklam Analizi, Yayınlanmamış Master Tezi.

Shaver, K.G., (1977). Principles of Social Psychology, Winthrop Publ.Inc.

Storey, J. (2000). Popüler Kültür Çalışmaları – Kuramlar ve Metodlar, İstanbul; Babil Yayınları.

Vinacke, W.E. (1968). Foundations of Psychology, New York; American Book Comp.

Willis, S. (1993). Gündelik Hayat Kılavuzu, İstanbul; Ayrıntı Yayınları.

19338 kez görüldü, 0 kez indirildi.

<< --
 
ASOS Akademia Sosyal Bilimler Index
tarafından indekslenmektedir.
APP STORE
Üye Girişi
DUYURULAR/HABERLER
Dergide yayınlanan yazılardaki görüşler ve bu konudaki sorumluluk yazarlarına aittir.
Ampirik veriler, değerlendirme sürecinde hakem veya hakemler tarafından talep edilirse, yazar veya yazarlar ilgili verileri paylaşırlar.
Bu verilerin bir başka çalışmada kullanılmaması esastır.
© 2000 - 2014 İş,Güç Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi